“Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi” kapsamında yerel iklim eylemine yönelik planlama kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla belirlenen 6 pilot ilde çalışmalar başladı. Bu kapsamda, Isparta, Ordu, Antalya, Kahramanmaraş, Kastamonu ve Elazığ illerinden ilgili yerel paydaşlarla çevrim içi bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi. Bu toplantılarda, iklim değişikliği ile yerel düzeyde mücadelede alınması gereken önlemlerin aciliyeti ve önemi vurgulandı.

Toplantılara, Isparta, Ordu, Antalya, Kahramanmaraş, Kastamonu ve Elazığ il ve ilçe belediyeleri, kamu kurumlarının il ve bölge müdürlükleri, valilikler, kaymakamlıklar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarından toplamda 144 temsilci katılım sağladı.

Açılış konuşmalarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı uzmanları Neslihan Ağartan ve Esra İnce, ulusal politikaların yanı sıra iklim değişikliğine uyum ve sera gazı azaltım faaliyetlerinin yerelde planlanması ve uygulanması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, proje kapsamında 6 pilot ilde Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının hazırlanacağını ve İklim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle 81 ilde yaygınlaştırılacağını belirtti. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sürdürülebilir Kalkınma ve İklim Değişikliği Sektör Yöneticisi Özge Gökçe Aktaş, Türkiye-AB ilişkilerinde iklim değişikliğinin önemini ve AB’nin hedeflerine ulaşmak için iş birliğinin gerekliliğini vurgulayarak, AB’nin bu konuda çeşitli inisiyatiflerinin olduğunu ifade etti.
Proje Yöneticisi Ceren Özkan, proje kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalara ve hedeflenen sonuçlara yönelik paydaşları bilgilendirdi. Projede Kentsel İklim Değişikliği Kilit Uzmanı olarak görev alan Prof. Dr. Osman Balaban, iklim değişikliğinin bilimsel temelleri, insan yerleşimleriyle ilişkisi ve yereldeki etkilerine değindi. Sunumunda iklim politikalarının iki temel ekseni olan iklim değişikliğine uyum ve sera gazı emisyonlarının azaltımına vurgu yaparak, yerel düzeyde uyum ve azaltım kapasitelerini artırma stratejilerinin neler olabileceğine değindi. İklim değişikliği ile mücadelede bütünleşik çözümler kapsamında yeni teknolojilerin kullanımı, doğa temelli çözümler, toplumsal adalet gibi konuların önemini belirtti. Yerel iklim politikalarının etkili olabilmesi için bütünleşik çözümler ve yeni planlama yaklaşımlarının değerine değinen Prof. Dr. Balaban, iklim değişikliği eylem planları çalışmalarında izlenmesi gereken mevcut durum analizi, etkilenebilirlik ve risk analizi, vizyon ve hedeflerin belirlenmesi, çözümlerin ve önceliklerin belirlenmesi şeklindeki aşamaları detaylandırarak, İstanbul, Johannesburg ve Durban gibi şehirlerin iyi uygulama örneklerini sundu.

Toplantılar sırasında yerel paydaşlar, illerindeki iklim değişikliği kaynaklı çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin gözlemlerini aktardı ve bu alanda yürütülen çalışmalardan bahsetti. Belediyelerin ve diğer yerel paydaşların, iklim eylemleri ve önlemlerini tasarlama ve uygulama konusundaki teknik ve idari kapasitelerinin değerlendirilmesine ve bu doğrultuda planlama yapılmasına ilişkin çalışmalara yön vermek amacıyla katılımcılarla anket soruları paylaşıldı.
Yerel iklim değişikliği eylem planı hazırlama süreçlerinde aktif rol oynaması beklenen yerel paydaşları proje hakkında bilgilendirmek amacıyla yapılan toplantılar 6 pilot ilde tamamlandı. Proje, Türkiye genelinde iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlamaya devam edecek.