Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen “COP30’un Ardından Türkiye’de İklim Eylemi Farkındalık Artırma Konferansı”, 12 Aralık 2025 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Konferansta, COP30 sonrası küresel iklim müzakerelerinde öne çıkan başlıklar ve bu süreçlerin Türkiye’nin ulusal ve yerel iklim politikalarına yansımalarını ele alındı.
Konferans, İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcisi Maria Luisa Wyganowski’nın açılış konuşmalarıyla başladı.
Orhan Solak açılış konuşmalarında, Türkiye’nin iklim değişikliği kaynaklı sayısı ve şiddeti artan afetlerden ciddi ölçüde etkilendiği ve iklim değişikliğinin artık günlük yaşamın somut bir parçası haline geldiğini vurguladı. Solak, 2024 yılının kayıtlardaki en sıcak yıl olduğunu, COP30 sonucunda alınan kararların niyet aşamasında kalamayacağını, ölçülebilir ve sahada karşılığı olan uygulamaların gerekliliğini belirtti. Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in ise iklim finansman ihtiyacı, Küresel Uyum Hedefi göstergeleri ve sosyal boyutu güçlü politikaların yerelde uygulanması açısından belirleyici bir dönüm noktası olacağını ifade etti.

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino konuşmasında, Paris Anlaşması’nın kabulünün 10. yılına girildiğini hatırlatarak, önümüzdeki dönemin planlamadan uygulamaya geçiş açısından kritik olduğuna dikkat çekti. İklim değişikliğinin artık uzak bir tehdit olmadığını; iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalaları, kuraklık, yangınlar ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi etkilerle toplumları ve ekonomileri doğrudan etkilediğini vurgulayan Merino, COP30 sonuçlarının uygulama, finansman ve dayanışmayı küresel iklim eyleminin merkezine yerleştirdiğini belirtti. Türkiye’nin COP30’da güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı’nı açıklamasını önemli bir adım olarak değerlendiren Merino, COP31’in Türkiye’nin bölgesel iklim liderliğini güçlendirmesi açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. UNDP’nin bu süreçte yerel iklim eylemini güçlendirmeye, paydaşların kapasitesini geliştirmeye ve Türkiye’de iklim eylemini desteklemeye devam edeceğini vurguladı.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcisi Maria Luisa Wyganowski ise konuşmasında, COP30 sonrası sürecin COP31’e giden yolda “hedeften uygulamaya geçişin” başlangıcı olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında 2030’a kadar emisyonlarını %55 azaltma ve 2050’ iklim nötr olma hedefi doğrultusunda güçlü bir liderlik sergilediğini belirten Wyganowski, AB’nin Türkiye’de IPA fonları kapsamında çevre, iklim ve sürdürülebilir altyapı alanlarında bugüne kadar 1,5 milyar avrodan fazla finansal destek sağladığını ifade etti. COP30’un en önemli çıktıları arasında uyum finansmanının artırılması, küresel uyum göstergelerinin kabulü, cinsiyet eylem planı ve adil dönüşüm mekanizmasının yer aldığını belirten Wyganowski, Avrupa Birliği’nin COP31 sürecinde Türkiye ile yakın iş birliğini sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı.

Açılışın ardından, UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Ali Cem Deniz, Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesinin amaçları, bileşenleri ve bugüne kadar elde edilen çıktıları hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Deniz, projenin yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediğini belirterek, yerel iklim eyleminin ulusal hedeflere ulaşmadaki kilit rolünün altını çizdi. Sunumda, Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP’ler), kapasite geliştirme çalışmaları ve farkındalık faaliyetlerinin Türkiye genelinde iklim eylemini yaygınlaştırmadaki katkılarına değinildi.

Konferansın ilk paneli, “Türkiye’nin COP30 Yolculuğu ve Ulusal İklim Gündemi” başlığıyla gerçekleştirildi. Panelde, İklim Değişikliği Başkanlığı’nın müzakere ekibi Belem’de ele alınan temel müzakere başlıkları ve Türkiye’nin ulusal iklim politikalarına yansımaları ile önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritası değerlendirildi. Katılımcılar, iklim hedeflerinin sahada karşılık bulabilmesi için politika geliştirme, uygulama ve izleme süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) hiç kimseyi arkada bırakmayan katılımcı bir yaklaşım ile gerçekleştirileceği vurgulandı.

Öğle arasının ardından düzenlenen “Yeşil Dönüşümün Finansmanı – Ulusal ve Uluslararası Kuruluşların COP30 Sonrası Yaklaşımları” paneli, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut moderasyonunda gerçekleşti. Panelde, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, İLBANK, Asya Kalkınma Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) temsilcileri iklim finansmanının önemi, yeşil dönüşümün desteklenmesine yönelik mevcut ve potansiyel finansman mekanizmaları ile kamu ve özel sektörün bu süreçteki rolleri ele alındı. Panelde, iklim eyleminin hızlandırılmasında finansmana erişimin belirleyici olduğu ve yerel yönetimlerin bu kaynaklardan etkin şekilde yararlanabilmesi için kapasite geliştirme çalışmalarının önem taşıdığı ifade edildi.

Günün son paneli olan “Toplum için İklim Eylemi – Sivil Toplumun ve Uluslararası Kuruluşların Rolü” oturumunda ise UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda’nın moderasyonunda gerçekleşti. Panelde, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, TÜSİAD, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA) ve İstanbul Politikalar Merkezi (IPM) temsilcileri yer aldı. Panelde, iklim eyleminin güçlendirilmesinde toplumun tüm kesimlerini kapsayan katılımcı bir yaklaşımın gerektiği, gençler, kadınlar ve kırılgan grupların sürece aktif katılımının iklim politikalarının başarısı açısından kritik olduğu vurgulandı.

Etkinlikte, Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi kapsamında, iklim değişikliğiyle mücadelede paydaşlar arası bilgi paylaşımının artırılması, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve iklim müzakerelerine yönelik katılımcıların farkındalığının arttırılması amaçlandı. Etkinlik, COP30’un ardından Türkiye’de iklim eylemine yönelik farkındalığın güçlendirilmesi açısından önemli bir platform sundu.

Etklinliğin kaydını izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.