Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi kapsamında, yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum kapasitelerini artırmak amacıyla İspanya’nın öncü şehirlerinden Barselona ve Madrid’e bir çalışma ziyareti gerçekleştirildi. Bu ziyaret, şehirlerin iklim değişikliğine ilişkin hedeflerine ulaşma süreçlerini, sürdürülebilir kentsel planlama yaklaşımlarını ve doğa temelli çözümleri yerinde inceleme fırsatı sundu. Barselona İklim Eylem Planı, Madrid’in düşük emisyon bölgeleri, yeşil altyapı çalışmaları, sürdürülebilir ulaşım politikaları, sürdürülebilir kentsel drenaj sistemleri ve enerji dönüşümü gibi iyi uygulamalar incelenerek, Türkiye’de uygulanabilecek stratejiler üzerine istişarelerde bulunuldu.

Barselona’daki temaslar, iklim değişikliğiyle mücadeleyi kent planlamasının merkezine alan stratejilere odaklandı. Ziyaretin ilk gününde, Barselona Kent Konseyi’nde düzenlenen toplantıda şehrin iklim eylem planı, emisyon azaltımı ve uyum stratejileri ele alındı. Şehirde yürütülen Superblock Programı, yeşil alan artış stratejileri ve kamu katılımını teşvik eden politikalar, Türkiye’deki belediyeler için önemli bir model olarak değerlendirildi. Toplantı kapsamında, Barselona’nın sürdürülebilir hareketlilik stratejileri ve şehir içi ulaşımda karbon salımını azaltmaya yönelik politikaları incelendi.

Bu ziyaretten sonra, Barselona’nın sürdürülebilir ulaşım ve kentsel dönüşüm projelerinin merkezlerinden biri olan 22@ bölgesi ve Superblock alanları ziyaret edildi. Yetkililer, trafik yoğunluğunu azaltarak yaya ve bisiklet yollarını genişleten düzenlemelerin emisyonları düşürme ve şehir içi yaşam kalitesini artırma üzerindeki etkilerini yerinde paylaştılar.
Barselona ziyaretinin en önemli duraklarından biri, Barselona Süper Bilgisayar Merkezi (BSC) oldu. İklim Değişikliği Başkanlığı ile TÜBİTAK arasında 2024 yılında imzalanan protokol kapsamında, proje dahilinde geliştirilen ve Türkiye ölçeğinde ilk kez 3 kilometre çözünürlükte üretilen iklim projeksiyonları, Barselona Süper Bilgisayar Merkezi’nin MareNostrum 5 süper bilgisayarı kullanılarak oluşturuluyor.
Ziyaret sırasında düzenlenen toplantıda, bu yüksek çözünürlüklü iklim projeksiyonları tanıtıldı ve MareNostrum ekibiyle teknik iş birlikleri görüşüldü. Toplantıda, iklim modelleme süreçleri, iklim verilerinin belediye karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği ve veri temelli uyum politikalarının nasıl geliştirilebileceği gibi konular ele alındı. Ayrıca, Türkiye’de yürütülen iklim projeksiyonları çalışmaları çerçevesinde iş birliği ve kapasite geliştirme olanakları üzerine verimli bir fikir alışverişi gerçekleştirildi.

Ziyaretin ikinci gününde, Barselona’nın su yönetimi sistemleri incelendi. Barcelona Cicle de l’Aigua, SA (BCASA) yetkilileriyle yapılan toplantıda, şehirde suyun verimli kullanımı, yağmur suyu yönetimi ve sürdürülebilir su altyapısı projeleri hakkında bilgi alındı. Daha sonra, Joan Miró Yağmur Suyu Depolama Tankı’nda gerçekleştirilen saha ziyaretinde, sel risklerinin nasıl azaltıldığı ve yeşil altyapının şehirde su yönetimine nasıl entegre edildiği yerinde gözlemlendi.

Son olarak, Parcs i Jardins de Barcelona’da düzenlenen oturumda, Barselona’nın 2030 Doğa Planı kapsamında yürüttüğü kentsel yeşillendirme projeleri ve doğa temelli çözümler incelendi. Planın aşamaları, hazırlanma sürecindeki katılımcı süreçler ve bu süreçlerin Türkiye’de uygulanabilirliği değerlendirildi.
Barselona’daki temasların ardından, Madrid’de şehrin iklim nötr hedeflerine ulaşmak için yürüttüğü projeler incelendi. Madrid Kent Konseyi’nde düzenlenen toplantıda, Madrid İklim Eylem Planı, düşük emisyon bölgeleri, sürdürülebilir ulaşım projeleri ve enerji verimliliği stratejileri detaylandırıldı. Madrid’in hava kirliliğini azaltmak ve karbon emisyonlarını düşürmek amacıyla uyguladığı düşük emisyon bölgeleri politikası, Türkiye’de şehirlerde uygulanabilecek bir model olarak değerlendirildi. İspanya Ekolojik Geçiş ve Demografik Zorluklar Bakanlığı yetkilisi, ulusal uyum politikaları, Ulusal Uyum Planı hedefleri ve iklim risklerini değerlendirmeye yönelik etki haritalama aracı da dahil olmak üzere kullanılan çeşitli araçlar hakkında bilgi verdi.

Madrid’in en önemli yeşil dönüşüm projelerinden biri olan Madrid Río Parkı ziyaret edildi. Bu proje, daha önce bir otoyol olan alanın büyük ölçekli bir yeşil alana dönüştürülmesi açısından önemli bir örnek olarak öne çıktı. Yeşil alanların şehir içi sıcaklıkları nasıl düşürdüğü, biyolojik çeşitliliği nasıl desteklediği ve yerel halk için nasıl daha sağlıklı yaşam alanları sunduğu ele alındı.

Çalışma ziyaretinin son günü, Madrid Politeknik Üniversitesi’ndeki Ulaşım Araştırma Merkezi (TRANSyT) ziyaret edilerek kentsel sürdürülebilirlik ve akıllı şehir çözümleri üzerine görüşmeler gerçekleştirildi. FORTHCOMING ve citiES 2030 projeleri kapsamında, kentlerin düşük karbonlu dönüşüm süreçlerini hızlandırmak için veri temelli yönetim sistemlerini nasıl kullanabileceği tartışıldı. Projede görev alan akademisyenler, şehirlerin emisyonlarını takip edebilmesi, enerji tüketimlerini yönetmesi ve akıllı ulaşım çözümleri geliştirmesi için kullanılan dijital araçları tanıttı. Türkiye’den de pilot belediyelerin yer aldığı söz konusu projeler ile projemiz arasında sinerji ve iş birliği olanakları değerlendirildi. Özellikle, sürdürülebilir kentsel hareketlilik, veri odaklı ulaşım planlaması ve iklim değişikliğiyle mücadelede yenilikçi çözümler ve araçlar üzerine iş birliği fırsatları ele alındı.
Bu ziyaret, uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımını artırarak Türkiye’de belediyelerin ve yerel paydaşların iklim eylemlerini güçlendirmesine önemli bir katkı sağladı. Barselona ve Madrid’de edinilen bilgiler, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede yerelde daha etkin ve sürdürülebilir adımlar atmasına ışık tutacak.